AnasayfaSosyalem.netTakvimSSSAramaÜye ListesiKullanıcı GruplarıKayıt OlGiriş yap

Paylaş | 
 

 ÇANAKKALE SAVAŞLARI ve ATATÜRK

Aşağa gitmek 
YazarMesaj
Fermanga
Yeni Kullanıcı
Fermanga

Mesaj Sayısı : 206
Yaş : 22
Şehir : kocaeli
Meslek : öğrenciyim
Siyasi Görüş : Gizli
Kadın


MesajKonu: ÇANAKKALE SAVAŞLARI ve ATATÜRK    Salı Tem. 20, 2010 3:16 pm

ÇANAKKALE SAVAŞLARI ve ATATÜRK


Çanakkale Savaşları birinci dünya savaşının en çetin ve kanlı mücadelelerinden birisi olarak tarihe geçmiştir. Çanakkale Savaşı, düşman işgaline uğrayan cennet vatanımızın kurtuluşunda bir dönüm noktası olup, Türk Ulusunun varoluş mücadelesinin, Milli Mücadelenin temelini oluşturur. Çanakkale Savaşları öyle bir mücadeledirki, düşman kuvvetlerinin sayıca ve donanımca üstün olduğu koşullarda bedenlerin cennet vatanımız için siper edildiği, top ve mermilere karşı süngülerin çekildiği, dünya tarihinde eşi ve benzeri olmayan bir zaferdir. Çanakkale Savaşları, Türklerin Dünya'ya 'Çanakkale Geçilmez' dedirttiği bir zaferdir.

Büyük Önder Mustafa Kemal Atatürk ün Conkbayırında 57. Alaya verdiği karşı saldırı emri Çanakkale Savaşlarındaki o tarifsiz mücadeleyi özetlemektedir;

“ Ben size taarruz emretmiyorum, ölmeyi emrediyorum. Biz ölünceye kadar geçecek zaman zarfında, yerimize başka kuvvetler ve komutanlar kaim olabilir.”

Osmanlı Devleti’nin elinde bulunan Çanakkale ve İstanbul Boğazları, stratejik konumları nedeniyle özellikle Avrupa için çok büyük bir önem taşıyorlardı. Tarih boyunca uğurlarında nice savaşlar verilen boğazlar stratejik, ekonomik ve kültürel açıdan paha biçilmez değerdeydiler.

İtilaf Devletleri’nin temel amacı Çanakkale ve İstanbul Boğazlarını kontrol altına alarak Rusya’ya ile lojistik bağlatıyı sağlamaktı. Bunun dışında müttefikimiz Almanya’dan yeterli yardım alınmasını engelleyerek Osmanlı’yı tek başına ve planlanmış bir barışa mahkum etmeyi planlanıyordu. İstanbul yüzyıllarca dünyanın en cazip kentlerinden biri olmuş ve boğazları kazanmak demek, İstanbul’u ele geçirip Osmanlı ve tüm Avrupa üzerinde manevi bir yıkıma sebep olmak demekti. Böyle bir zafer itilaf kuvvetlerine diğer ülkelerin katılımını hızlandıracaktı. Boğazlara hakim olmak İngiliz sömürhelerinin sindirlmesinede katkı sağlayacaktı. Bu düşünceyle İngiltere hükümeti 28 Ocak 1915’te Osmanlı’ya savaş kararı aldı ve bu karara Fransa da katıldı.

Çanakkale (Gelibolu) Savaşları dört safhaya ayrılır. Birinci safha, deniz harekatı olarak 1915 yılının başlarında başlar ve 18 Mart 1915 de itilaf devletlerinin Çanakkale Boğazındaki ( Dardanel ) başarısızlığıyla sonuçlanır. Bundan sonraki safhalar Gelibolu Yarımadası'nda denizden destekli kara harekatı ağırlıklı olup, en büyük kayıpların oluştuğu dönemlerdir. İkinci safha, 25 Nisan 1915 de başlayan İngiliz ve Fransız ordularının Seddülbahir ucuna ve Avustralya ve Yeni Zelanda ordularının ( Anzaklar ), Arıburnu (Anzac) kumsalına yaptıkları çıkarmalardır. Üçüncü safha ise, 6 Ağustosta Arıburnu’nun kuzeyindeki Anafarta Limanına yapılan çıkarmalardır. Bu safha, Seddülbahir ve Arıburnu bölgesinde de aynı zamanda yapılan taaruzlarla birlikte yürütülür. Dördüncü ve son safha, itilaf kuvvetlerinin Çanakkale Boğazı ve Gelibolu Yarımadası'ndaki ard arda yenilgileri sonucunda geri çekilme bölümüdür. Çetin muharebelerin cereyan ettiği kara savaşlarında çarpışmaların geçtiği başlıca merkezler; Seddülbahir civarındaki Teke ve Hisarlık Burunları, Morto, Ertuğrul, İkiz Koyları, Alçıtepe, Kerevizdere, Zığındere ile Gelibolu Yarımadasının kuzeydoğusunda bulunan; Arıburnu, Conkbayırı, Kocaçimen, Kanlısırt, Anafartalar ve Suvla koyları olarak sıralanabilir.

Çanakkale Savaşının sonundaki zayihatlar her 2 taraf içinde çok ağırdır. Rakamlar farklılık göstersede Türkiye tarafında 300.000 den fazla evladımızın 220.000 den fazlası şehit olmuştur. İtilaf kuvvetlerinin kayıplarıda 300.000 civarındadır. Yaklaşık 500.000 kişi Çanakkale'nin kutsal toraklarında şehit olmuştur.

Büyük Önder Mustafa Kemal Atatürk'ün Çanakkale Savaşları'nda hayatlarını kaybeden itilaf kuvvetlerinin askerlerini onurlandırmak için sarfettiği barış söylemi ve onların ailelerine telkini tüm dünyada ayakta alkışlanmıştır.

"Şimdi dost bir ülkenin topraklarında yatıyorsunuz. Huzur içinde uyuyun. Bizim için Mehmetler ile Jonny'ler arasında bir fark yok" diyen Atatürk,hayatlarını kaybeden yabancı askerlerin annelerine de "Oğullarını uzak ülkelerden buraya gönderen anneler siz de gözyaşlarınızı silin. Oğullarınız şimdi bizim bağrımızda huzur içinde yatıyor. Canlarını bu ülkede kaybederek, onlar artık bizim de evlatlarımız oldu" diyerek Türk Ulusunun misafirperverliğini, hoşgörüsünü, centilmenliğini, ve barışseverliğin tüm dünya litaratürüne geçen çok önemli bir mesaj vermiştir.

BOMBASIRTI OLAYI (14 Mayıs 1915) :

Bu, çok önemli ve Dünya savaş tarihinde eşine rastlanması mümkün olmayan bir olaydır.

Mustafa Kemal ATATÜRK diyor ki;

" Karşılıklı siperler arası 8 metre , yani ölüm kesin. Birinci siperdekilerin hepsi kurtulmamacasına düşüyor. İkinci siperdekiler yıldırım gibi onların yerlerine gidiyor. Fakat ne kadar imrenilecek bir soğuk kanlılıkla biliyormusunuz? Bomba, şarapnel, kurşun yağmuru altında öleni görüyor, üç dakikaya kadar öleceğini biliyor ve en ufak bir çekinme bile göstermiyor. Sarsılma yok. Okuma bilenler Kur' an-ı Kerim okuyor ve cennete gitmeye hazırlanıyor. Bilmeyenlerse Kelime-i şahadet getiriyor ve ezan okuyarak yürüyorlar. Sıcak cehennem gibi kaynıyor. İşte bu Türk askerindeki ruh kuvvetini gösteren dünyanın hiçbir askerinde bulunmayan tebriğe değer bir örnektir. Emin olmalısınız ki Çanakkale Savaşlarını kazandıran bu yüksek ruhtur! "
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
 
ÇANAKKALE SAVAŞLARI ve ATATÜRK
Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
 :: Kültür & Sanat :: Atatürk Özel Forumu-
Buraya geçin: